Alman BGH: Birden Fazla AB Ülkesinde Sığınma Başvurusu Yapmak Tek Başına Kaçma Şüphesi Doğurmaz
6 Ekim 2026 Salı

Alman Federal Yüksek Mahkemesi (BGH), başka Avrupa Birliği ülkelerinde sığınma başvurusunda bulunmuş olmanın, tek başına sınır dışı veya iade işlemlerinden kaçma niyetini gösteren açık bir beyan sayılamayacağına ve bu gerekçeyle doğrudan gözaltı kararı verilemeyeceğine hükmetti (Karar tarihi: 1 Eylül 2026, Esas No: XIII ZB 33/23). Somut olayda, 2020'den beri Avusturya'da yaşayan ve başvurusu iki kez reddedildikten sonra Belçika ve ardından Almanya'ya geçerek kendiliğinden polise başvuran vatansız bir Filistinli hakkında Duisburg Sulh Mahkemesi (AG Duisburg) ve Duisburg Eyalet Mahkemesi (LG Duisburg) tarafından Dublin kuralları uyarınca 1 ay süreli geri gönderme gözaltısı (Überstellungshaft) kararı verilmişti. Alt derece mahkemeleri, ilgilinin birden fazla ülkede başvuru yapmasını ve gönüllü ayrılmamasını kaçma şüphesi olarak değerlendirmişti. BGH, Alman İkamet Kanunu (AufenthG) § 62 Abs. 3a Nr. 6 uyarınca kaçma şüphesi karinesinin doğabilmesi için ilgilinin sınır dışıdan kaçınma iradesini şüpheye yer bırakmayacak biçimde açıkça ifade etmiş olması gerektiğini vurguladı. Somut olayda böyle bir beyanın bulunmadığını belirten Yüksek Mahkeme, Dublin-III Tüzüğü çerçevesindeki kaçma şüphesi kriterlerinin kanunda sınırlı sayıda (tahdidi) sayıldığını, mahkemelerin bu listeyi kendi yorumlarıyla genişletemeyeceğini belirterek uygulanan gözaltının hukuka aykırı olduğuna ve masrafların idare tarafından karşılanmasına karar verdi.
Bu özet yapay zekâ ile üretilmiştir; asıl metin için kaynağa başvurun. İllüstrasyon argüman.ai tarafından üretilmiştir.